GÜZEL OLANA...
Hepimiz yaşamak isteyip de yaşayamadığımız hayatlarının hayallerini kurarak tüketiyoruz ömrümüzü...
Merhabalar sevgili okur...
Temmuz ayının ortalarına doğru ilerlerken içimizde anlamlandıramadığımız bir özgürlük havasının estiğini duyar gibiyim. Güneşin her sabah bizi selamlamasıyla başlayıp içimizi dolduran sıcaklığı bizi bir Eğe kıyısına ve yahut bir Akdeniz limanına sürüklüyor...
Aslında hepimiz yaşamak isteyip de yaşayamadığımız hayatlarının hayallerini kurarak tüketiyoruz ömrümüzü. Çoğu dostumdan emekli olunca bir sahil köyüne yerleşeceğim kelimesini çokça duyarım. Hepimiz bir şeyler isteriz ancak bu istekleri gerçekleştiren çok az insan vardır. Konfor alanı, korkular, gözden çıkartamadığımız o kadar çok şey vardır ki hayaller hep ertelenir. Buna cesaret edip de gerçekleştiren insanlara hayranlığımı dile getirmeden geçemeyeceğim. Her şeyi kaybetme ihtimaline rağmen bu yola çıkabilmek büyük cesaretlerin kalbinden çıkar.
Hepimiz dar kalıpların içerisinde sıkışmış dakikaları sayarak yaşarız. Şehrin gürültüsü içerisinde koştururken akıp geçen onca zamanın farkına varamadığımız gibi bu koşturmacada bir çok anı da hissedemeden geçiştirmiş oluruz.
Kalplerimizde hep bir gün bir ufuk çizgisine ulaşma arzusunun olduğunu hisseder gibiyim ve bir gün o ufuk çizgisini izlerken kendinizi bulduğunuzda hafiften esen bir meltemin saçlarınızı usuldan dağıttığını hissettiğinizde gözlerinizi kapatın ve dünyanın sessizliğini tüm kalbinizle dinleyin. İşte o an, olmak istediğiniz an.
Sevgiyle kalın...